KİMSEDE KENDİNİ KAYBETME

“Kimsede kendini kaybetme” diye bir söz okudum. Ne kadar anlamlı. Gelin konuyu biraz açalım. Mesela ilk hissimiz vardır ya, oradan başlayalım.

İlk his… Bir kişi ile karşılaştığınızda ya da bir olay veya bir durum karşısında içinize doğan o ilk his? Bilirsiniz ama üstünde durmazsınız. Durun bakıyım. Şöyle geriye dönüp baktığımda bununla ilgili ne kadar çok örnek yaşadığımı hatırladım. Evet aslında ilk hissimin doğru çıktığı birçok olay olmuş. Bu his, size bir hediye mi yoksa zorluk mu artık duruma göre değişir.

Evet bazı şeyleri, hareketlerden, mimiklerden, herhangi bir sözden anlarsınız da kondurmak istemezsiniz. Ya da üstünde durmazsınız. İşte öyle bir şey benimki. Aslında daha kurulmaya başlanan cümlelerden sana hissettirirler.

Sana iyi gelmeyecek veya zararı dokunacak kişileri de anlarsın. Ama kendi kendine önyargılı olma, abartma dersin. Öyle bir saflık. Saflık yani iyi niyet. Öyle bir iyi niyet ki hissetsen de mantığın onlarınki gibi çalışmadığı için sonradan başına gelenlere şaşıp kalırsın. Hatta ileri giderler ve üzülen sen olursun. Halbuki ilk hissin seni uyarmıştı.

Ne yapacağım derken, sağlığın olumsuz etkilenmeye başlamıştır. Çünkü insanlara değer veriyorsun. Bu dünya, bu kadar hassaslığı kaldırmıyor. Senin canın acıyor. Canın acırken hem ruhen hem fiziken, seni bu hale zamanla getiren, seni üzen tüm insanların, ruhu bile duymuyor.

O zaman kendine gel artık, farkındasın. Öncelikle sen, kendin iyi olmak zorundasın. İyi olmak için de kendini koruman gerekmektedir. İnsanların gerçek duygu ve düşüncelerini anlaman ödül gibi görünse de bir o kadar da zor. Çünkü içselleştiriyorsun. Bu da sonuçta seni olumsuz etkiliyor. Bunu iyice anladın artık.

Kimsede Kendini Kaybetme

Gelelim neler yapabileceğine… Kimsede kendini kaybetme. Öncelikle seni sen olduğun için kabul edemeyen, seni strese sokan, seni kullanmaya çalışan, senin hiç aklına gelmeyen durumlardan sorun çıkaran, sana saygı duymayan, sana rahatça istediğini söyleyebilen ve böylece kıran, yüzüne gülüp dedikodunu yapan, seni gerileten, gelişimini engelleyen, senin kararlarını yargılayan, sevdiklerini sevmeyen ve saymayan kim varsa ya uzak dur ya da hayatından çıkar. Daha ne diyeyim ki?

Size en yakın olan ilişkilerinizde kendinizi tüketmeyin. Elbette çok sevin ama bu sevginin hayallerinize ve isteklerinize engel olmasına izin vermeyin. Hangi tür ilişki olursa olsun değerlerinizden taviz vermeyin. Bitmesin diye yanlışlıkları haklı çıkarmaktan da vazgeçin. Bir başkasını yakın tutmaya veya onların dünyasına uyum sağlamaya çalışırken asla kendinizi kaybetmemelisiniz. Kendinizi korkularınızda kaybetmeyin. Siz sadece bir eş, anne, erkek kardeş, kız kardeş, kız arkadaş veya erkek arkadaş değilsiniz. Size özgü özelliklere sahipsiniz.

İçinden gelen sese kulak ver. Ne diyorsa ona inan ve yap. Kesinlikle bir bildiği vardır. Kısaca kimsede kendinizi kaybetmeyin…

Ve sevgiyle kalın…

0 Paylaşımlar